İLK UYGARLIKLARIN ASTRONOMİLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

İLK UYGARLIKLARIN ASTRONOMİLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Tarihin ilk yıllarından itibaren yani insanoğlunun varoluşundan bu yana gökyüzüne ilgisi her zaman olmuştur. Kimi uygarlıklar gökyüzünden geldiklerini düşünmüşlerdir. Kimi uygarlıklar yıldızlardan olduklarını düşünmüşlerdir. Tanrının gökyüzünde olduğu inancını benimseyen uygarlıklar da vardır. Tanrının gökyüzünden bizi izlediğini düşünenler de olmuştur.

 

Bilinmeyene olan bu merak günümüze kadar çık gibi büyüyerek gelmiştir. Dünyanın dışında nelerin olup bitti orada ne olduğu he merak ettik. Teknolojimiz yeterli olmadığı için buradan ayrılamadık. Zamanı geldiği zaman dünyadan çıktık ve gökten dünyaya baktık. Uzayda gözlemlerimiz ve araştırmalarımız hala devam etmektedir.

 

Bilinmeyenin merakı başlarken neleri araştırdık, neler bulduk? İlk uygarlıklardan bize kalan bilgileri sizler için derledik

 

 

İlk Uygarlıkların Astronomilerinin Genel Özellikleri:

 

Beş gezegeni tanımaktadırlar (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn). Ay ve Güneş’i de birer gezegen olarak düşünmüşlerdir.

 

Gezegenlerin hareketlerine ilişkin bilgileri mevcuttur. Onlara göre, gezegenler ekliptik yakınında dolanmaktadırlar. Gezegenlerin, gökyüzündeki ileri-geri hareketlerine ve durmalarına ilişkin bilgilere sahiplerdir. Gezegen hareketlerinin aritmetiksel değerleri ve dolanım periyotları bilinmektedir.

 

Merkür ve Venüs’ün akşam ve sabahyıldızı olarak görünme süreleri yaklaşık 30 gün olarak belirlenmiştir.

 

Ay ve Güneş’in hareketleri bilinmektedir ve bu bilgilerden takvim kavramı doğmuştur.

 

Ay ve Güneş tutulmaları gözlemlenmiş ve matematiksel değerleri belirlenmiştir.

 

Güneş’in yörüngesi belirlenebilmiştir. Ekliptik, burçlara bölünmüştür ve bu nedenle, bu yörüngeye burçlar kuşağı adı verilmiştir.

 

Güneş ve Ay tutulmalarının her zaman ekliptik üzerinde gerçekleştiğini fark etmişlerdir. Bu nedenle, bu yörüngeye aynı zamanda tutulma düzlemi adı da verilmektedir.

 

Gün, 24 saate bölünmüştür. Bir saat, 60 dakikaya, bir dakika, 60 saniyeye ayrılmıştır. Bir hafta da yedi gün olarak belirlenmiştir.

 

M.Ö. 4.yy’dan itibaren yıldız katalogları görülmektedir. Bunların en önemlisi M.S. 1086’da Su Sung tarafından yapılan yıldız kataloğudur.

 

M.Ö. 6.yy’da kuyruklu yıldızlara ilişkin gözlemler yapılmıştır. M.Ö. 28’de, Çinliler, Güneş lekelerini ilk defa gözlemlemişlerdir. M.S. 1054 yılında Çinliler, bir yıldız patlamasını da gözlemlemeyi başarmışlardır. (Yengeç Nebulası)

 

Konumsal astronomiye ilişkin bilgiler mevcuttur. Ekliptik ve Ekvator, referans alınmıştır. Ufuk düzlemini bilmektedirler. Bunlara ilişkin pek çok kavrama ulaşılmıştır. Enlem ve boylam bilinmekte, meridyen ölçümleri yapılabilmiştir.

Günümüzde fal baktırmak istediğimizde tarot falı bakma dan tutun da ateş falına, su falı aşk falı kum veya kemik falı gibi fal çeşitleri içinden sayamayacağımız kadar çok fal eski kültürlerin garip ve bir o kadar da ilginç yorumlama yöntemlerinden doğmuştur.

 

Oyla
[Toplam: 0 Puan: 0]
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir